fahrenheit 451

Disütopik dünyalar, özellikle edebiyat ve sinema dünyasının en önemli temalarındandır. Suçluların beyinlerinin yıkandığı A Clockwork Orange, aşırı katı devlet disiplini altında yaşatılan insanların bulunduğu Equilibrum filmi, beyinlerinin zevk alma merkezine bağlı özel akım kaynağı cihazlarının bağlı olduğu Halka Dünya (Larry Niven) ve daha nicesi. Tüm bunlarda otoriter bir devlet anlayışı ve aşırı baskı görülmekte, insanlar kalıplara sokulmaktadır.

Ülkemiz konu alınarak yapılan ve adeta bir öngörü niteliğinde olan "Kabus-Schrodinger' in Kedisi" Romanı ise Alev Alatlı' nın kaleminden çıkan etkileyici bir eser olup, yukarıda bahsi geçen kavramlar daha da detaylandırılarak gözler önüne serilmiştir.

Tüm bu roman ve filmlerdeki ana unsur insanların tekdüzeleştirildiği geleceklerdir. Bunun da önünde en büyük engel; öğrenme, özgür düşünme olarak yer almaktadır. Bilmeye duyulan özlemi giderebilecek en güzel araçlardan olan kitapların nasıl yakıldığını Nazi Almanyasından hatırlayabiliriz. Halen pek çok kitap bir şekilde, bazı insanların hoşuna gitmediği için yasaklanmaktadır.

Ray Bradbury' nin kaleminden çıkan "Fahrenheit 451" kitapların yakılması için kurulan özel ekiplerin olduğu bir gelecek çizmekte. İnsanlar televizyon ve haplarla uyuşturulmaktadır bu dünyada. Fahrenteit 451 ise, kitapların yanma ısısını ifade etmektedir ve bu özel birimin de adıdır bu yüzden.. Kitapları yok edebilen bu sıcaklığın ise, insanlardaki (en azından bazılarımızın) içerisindeki öğrenme aşkını kül edemeyeceği ise aşikardır..

imdb linki